11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı sayfa 137 Cevabı (Evrensel İletişim Yayınları)

11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı (Evrensel İletişim Yayınları)cevaplarını ridkes.blogspot.com aracılığıyla kolayca temin edebilirsiniz. 11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı (Evrensel İletişim Yayınları) aynı şekilde çözümünü bulamadığınız etkinliklerin çözüm yollarını bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. 11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı(Evrensel İletişim Yayınları)  Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 155, 156, 157, 158, 159, 160,161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100 ve diğer Ders kitabı sayfalarına ve diğer birçok kitabın etkinlik çözümlerine sayfamızdan göz atabilirsiniz.

11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı sayfa 137
 Cevabı (Evrensel İletişim Yayınları)

SAYFA 137
“Yazın Okuru Aranıyor” adlı metni ve sınıfa getirdiğiniz denemelerden birkaçını okuyu­nuz. Konuları, yazılış amaçları, dil-anlatım ve şekil özelliklerini tartışarak bu tür metinlerin or­tak özelliklerini belirlemeye çalışınız. Tespit ettiğiniz özellikleri sınıf tahtasına yazınız.
Ölçütler
Yazın Okurunu Arıyor
Evet

Hayır
Konu bireysel dilin sağladığı rahat ve duygulu bir söyleyişle dile getirilmiştir.
X

Terim ve felsefi kavramların ağırlığından uzak bir ciddiyetle konu ele alınmıştır.
X

Okuma zevki vererek okuyucuyu düşünmeye yöneltmektedir.
X

Yazar düşüncelerini kanıtlama gayreti içine girmemiştir.
X

İnsanın birey olarak zaman ve toplum karşısındaki tavrı felsefeye özgü ciddiyetle ve ilmi yazılara özgü kesinliğe yer vermeden dile getirilmiştir.
X

Yazar, konu seçiminde serbest davranmıştır.
X

Metin ufuk açıcı özellikler taşımaktadır.
X

Yazarın içtenliği, yazının gücünü arttırmaktadır.
X

Metin, okuru düşünmeye sevk etmektedir.
X

Pratik hayatın gerçekleriyle kişi ilişkisi ortaya konmuştur.
X

Kültür alanındaki değişme ve gelişmelerle insanın nasıl zenginleş­tiği ifade edilmiştir.
X

11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı sayfa 135 Cevabı (Evrensel İletişim Yayınları)

11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı (Evrensel İletişim Yayınları)cevaplarını ridkes.blogspot.com aracılığıyla kolayca temin edebilirsiniz. 11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı (Evrensel İletişim Yayınları) aynı şekilde çözümünü bulamadığınız etkinliklerin çözüm yollarını bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. 11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı(Evrensel İletişim Yayınları)  Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 155, 156, 157, 158, 159, 160,161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100 ve diğer Ders kitabı sayfalarına ve diğer birçok kitabın etkinlik çözümlerine sayfamızdan göz atabilirsiniz.

11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı sayfa 135
 Cevabı (Evrensel İletişim Yayınları)

SAYFA 135
HAZIRLANALIM

1. Okumanın faydaları nelerdir? Düşüncelerinizi açıklayınız.
2. Her konuda herkes aynı şeyi mi düşünür? Niçin?
Her insan aynı konuda aynı şeyi düşünemez. İnsan­ların eğitim ve kültür düzeyleri, psikolojik özellikleri, ilgi ve ihtiyaçları, olaylara ve durumlara bakış açıla­rını belirler.
3. Çeşitli denemelerden alınan “Yazarlık bana sorarsanız bir yetenek işidir.”, “Bana sorarsa­nız kışın soba başı eğlencelerinin, tandır şenliklerinin pek iç açıcılığı yoktur.”, “Bence en büyük kötülüklerimiz en küçük yaşımızda belirmeye başlar.”, “Kanımca bunda eğitim ve öğretim yön­temlerimizin de büyük rolü olmuştu.” cümlelerindeki ortak özellik nedir?
Yazarlar, konuya kendi açılarından bakıyor, “bence, bana sorarsanız, kanımca” gibi ifadeler yazarın öznel değerlendirmeleridir. Nurullah Ataç’ın dediği gibi deneme “ben” ülkesidir.
4. Herhangi bir konuda yorum yapmak, kişisel görüşlerini ileri sürmek kişiye neler kazandırır?
Kişinin, olaylar ve durumları çözümleme yetisini geliştirmesini, düşünceler arasında ilişkiler kurabilmesini, güzel konuşma ve yazma becerisi kazanmasına ve geliştirmesini sağlar.

11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı sayfa 134 Cevabı (Evrensel İletişim Yayınları)

11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı (Evrensel İletişim Yayınları)cevaplarını ridkes.blogspot.com aracılığıyla kolayca temin edebilirsiniz. 11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı (Evrensel İletişim Yayınları) aynı şekilde çözümünü bulamadığınız etkinliklerin çözüm yollarını bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. 11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı(Evrensel İletişim Yayınları)  Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 155, 156, 157, 158, 159, 160,161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100 ve diğer Ders kitabı sayfalarına ve diğer birçok kitabın etkinlik çözümlerine sayfamızdan göz atabilirsiniz.

11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı sayfa 134
 Cevabı (Evrensel İletişim Yayınları)


11. SINIF DİL VE ANLATIM KİTABI CEVAPLARI DENEME TÜRÜ CEVAPLARI (EVRENSEL İLETİŞİM YAYINLARI) SAYFA 134-146
SAYFA 134
ÖN HAZIRLIK
1.    Deneme türünde yazılmış metinler bulunuz. Okuyup beğendiğiniz metinleri sınıfı­nıza getiriniz.
2.    Deneme türünün Türk ve dünya edebiyatındaki önemli temsilcilerini araştırınız.
3.    Deneme türlerini ve denemelerin özelliklerini araştırınız.

Türk ve Dünya Edebiyatında DENEME Türünün Tarihsel Gelişimi, Önemli Temsilcileri

Türk ve Dünya Edebiyatında DENEME Türünün Tarihsel Gelişimi, Önemli Temsilcileri )
1.         Tanımı
Bir yazarın özgürce seçtiği herhangi bir konu üzerinde kesin yargılara varmadan, kişisel görüş ve düşüncelerini serbestçe anlattığı yazılara deneme denir.
Kendisinden önce benzeri yazılar yazılmış olmakla birlikte 16. yüzyılda deneme kavramını ilk kez kullanan Fransız yazarı Montaigne (Monteyn)'dir. Denemeler adını verdiği yazıları, bir edebiyat türünün adı olmakla kalmamış, benzerlerinin de yazılmasına yol açmıştır.

2.         Özellikleri
Denemede konu özgürce seçilir.
İnsanı ve toplumu ilgilendiren her şey (yaşama, ölüm, aşk, sanat, felsefe, din, ahlâk, töre, bilim, siyaset vb.) denemenin konusu olabilir.
Deneme yazarı kendisiyle konuşur gibi yazar.
Dili doğru ve güzel kullanır.
Düşünce ufku geniş ve kendine özgü bilgi birikimine sahiptir.
Kendi duygularının dışında başkalarının düşüncelerine de saygı duyar.
Denemeci ele aldığı konuyu içtenlikle anlatır.
Denemeci, bayağı bir anlatıma inmeden terim ve felsefi kavramların ağırlığından uzak bir üslubu tercih eder.
Denemeci, denemenin sonunda kesin bir yargıya, bir sonuca varmak amacında değildir.
Deneme, herhangi bir konuda düşündürücü, öğretici, inandırıcı ve ufuk açıcıdır.
Deneme rahat okunan bir düşünce yazısıdır.
Denemecinin öne sürülen her düşünce ya da savı doğrulama, kanıtlama gibi bir kaygısı yoktur. Deneme, makale ve eleştiriden bu yönüyle ayrılır.
Deneme yazarı birçok kaynaktan beslenir: Felsefî, sosyolojik, tarihî tema ve olay­ların yanında bilimsel veriler ve ünlü kişilerin özdeyişleri olabilir. Yine de denemeci seçtiği konuyu farklı bir yaklaşımla işler.

Denemenin Amacı;
Okuyucuyu düşünmeye yöneltmek,
Hayatın gerçeklerini ortaya koymak,
Kültür alanındaki değişme ve gelişmeleri fark ettirmek,
Birey-toplum ilişkisini dile getirmek vb.

Konularına ve Yazılış Amaçlarına Göre Denemeler;
Klasik deneme,
Edebî deneme,
Felsefî deneme,
Eleştirel deneme olmak üzere gruplandırılır.
Deneme ile makale arasında ne fark vardır?

Denemelerde kişisel düşünce yer alır. Söylenenlerin kanıtlanmasına ihtiyaç duyulmaz. Denemelerde ele alınan konular, kesin sonuçlara bağlanmaz. Makalelerde ise bilgi vermek, bir fikri açıklamak ön plandadır. Düşünce yönü ağır basar; kanıtlamaya ve açıklamaya dayanır. Kesin bir sonuca ulaşmak hedeflenir.

Dünya edebiyatında: Montaigne(zaten öncüsüdür),Bacon,Voltaire,J.J Roussesau'yu saymak mümkündür.
Türk edebiyatında ilk deneme kitapları arasında Ahmet Haşim’in Bize Göre (1928), Gurebahanei Laklakan (1928); Ahmet Rasim’in pek çok yazısı; Mahmut Sadık’ın Takvimden Yapraklar (1912); Refik Halit Karay’ın Bir Avuç Saçma (1939), Bir İçim Su (1931), İlk Adım (1941), Üç Nesil Üç Hayat (1943), Makyajlı Kadın (1943), Tanrıya Şikâyet (1944); Falih Rıfkı Atay’ın Eski Saat (1933), Niçin Kurtulmak (1953), Çile (1955), İnanç (1965), Pazar Konuşmaları (1966), Kurtuluş (1966), Bayrak (1970) gibi kitaplarını saymak mümkündür.

Türk edebiyatında deneme türü, genellikle şair, romancı ya da hikâyeci kimliği öne çıkan sanatçılar tarafından ortaya konan ürünlerden oluşmaktadır. Birinci derecedeki vasfı “denemeci” olan yazar sayısı oldukça azdır. Nurullah Ataç (18981957), Sabahattin Eyüboğlu (19081973), Suut Kemal Yetkin (19031980), Mehmet Kaplan (19151986), Nurettin Topçu (19091975), Salah Birsel (1919 ), Vedat Günyol (1912 ), Enis Batur (1952 ), Cemil Meriç (19171987), Mehmet Salihoğlu (1922 ), Uğur Kökden (1934 ), Nermi Uygur (1925 ) bunlardan birkaçıdır.
Aşağıdaki örnek, çağdaş bir deneme yazarımız olan Vedat Günyol’un bir denemesidir.

--------------DENEME TÜRÜNE ÖRNEK----------------
KÖRÜ KÖRÜNE İNANMAK
Öyle köylüler biliyorum ki; ayaklarının altını yakmışlar, bir tüfeğin tetiği altında parmaklarının ucunu ezmişler, başlarını cendereye sokup gözlerini kan içinde dışarı fırlatmışlar, yine de ağızlarından söz alamamışlar.
 Birini gözümle gördüm. Öldüğünü sanarak bir çıkıra atmışlardı; boynundaki ip hala duruyordu; bu iple, onu bütün gece bir atın kuyruğuna bağlayıp sürüklermişlerdi. Öldürmek için değil, eziyet etmek için, yüz yerine hançer saplamışlardı. Kendisiyle konuştum; bütün bunlara katlanmış, sonunda da kendini kaybetmiş;  istedikleri sözü söylemektense, bin kez ölmeyi göze almış. Çektiği acılar yanında ölüm hiç kalırdı. Hem de bu adam o semtin en zengin çiftçilerinden biriydi. Nice insanlar kendilerinin olmayan inanışlar için, başkarından aldıkları, ne olduğu doğru dürüt bilmedikleri fikirler için ses çıkarmadan diri diri yanmışlardır.
                                                                                                            Montaigne
ÖLÜM ÜSTÜNE
Madem ki ölümün önüne geçilemez, ne zaman gelirse gelsin. Sokrates'e; "Otuz zalimler seni ölüme mahkum ettiler," denildiği zaman: "Tabiat da onları!" demiş.

Bütün dertlerin bittiği yere gideceğiz diye dertlenmek ne budalalık!

Nasıl doğuşumuz bizim için her şeyin doğuşu olduysa, ölümümüz de herşeyin ölümü olacaktır. Öyle ise, yüz sene daha yaşamıyacağız diye ağlamak, yüz sene evvel yaşamadığımıza ağlamak kadar deliliktir. Ölüm başka bir hayatın kaynağıdır. Bu hayata gelirken de ağladık, eziyet çektik, bu hayata da eski şeklimizden soyunarak girdik.

Başımıza bir defa gelen şey, büyük bir dert sayılmaz. Bir anda olup biten bir şey için bu kadar zaman korku çekmek akıl karı mıdır? Ölüm, uzun ömürle kısa ömür arasındaki farkı kaldırır, çünkü yaşamıyanlar için zamanın uzunu kısası yoktur. Aristo, Hypanis ırmağının suları üstünde bir tek gün yaşıyan küçük hayvanlar bulunduğunu söyler. Bu hayvanlardan, sabahın saat sekizinde ölen genç, akşamın saat beşinde ölen ihtiyar sayılır. Bu kadarcık bir ömrün bahtlısını, bahtsızını hesaplamak hangimizi gülünç etmez? Ama edebiyetin yanında, dağların, şehirlerin, yıldızların, ağaçların, hatta bazı hayvanların ömrü yanında bizim hayatımızın uzunu, kısası da o kadar gülünçtür.

Tabiat bunu böyle istiyor. Bize diyor ki: "Bu dünyaya nasıl geldiyseniz, öylece çıkıp gidin. Ölümden hayata geçerken duymadığımız kaygıyı ve korkuyu, hayattan ölüme geçerken de duymayın. Ölümünüz varlık düzeninin, dünya hayatının, şartlarının biridir. (İnsanlar birbirini yaşatarak yaşarlar ve hayat meşalesini, koşucular gibi, birbirlerine devrederler - Lucretius).

Yaşadığınız her an, hayattan eksilmiş, harcanmış bir andır. Ömrünüzün her günkü işi, ölüm binasını kurmaktır. Hayatın içinde iken ölümün de içindesiniz, çünkü hayattan çıkınca ölümden de çıkmış oluyorsunuz. Yahut şöyle diyelim isterseniz; hayattan sonra ölümdesiniz, ama hayatta iken ölmektesiniz. Ölümün, ölmekte olana ettiği ise, ölmüş olana ettiğinden daha acı, daha derin, daha can yakıcıdır.

Hayattan edeceğiniz kârı ettiyseniz, doya doya yaşadıysanız, güle güle gidin.

"Niçin hayat sofrasından, karnı doymuş bir davetli gibi kalkıp gidemiyorsun? Niçin günlerine, yine sefalet içinde yaşanacak, yine boşuna geçip gidecek daha başka günler katmak istiyorsun? Lucretius."

Hayat kendiliğinden ne iyi ne fenadır, ona iyiliği ve fenalığı katan sizsiniz.

Bir gün yaşadıysanız her şeyi görmüş sayılırsınız. Bir gün bütün günlerin eşidir. Başka bir gündüz, başka bir gece yoktur. Atalarınızın gördüğü, torunlarınızın göreceği hep bu güneş, bu ay, bu yıldızlar, bu düzendir.
Montaigne

11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı sayfa 132 Cevabı (Evrensel İletişim Yayınları)

11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı (Evrensel İletişim Yayınları)cevaplarını ridkes.blogspot.com aracılığıyla kolayca temin edebilirsiniz. 11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı (Evrensel İletişim Yayınları) aynı şekilde çözümünü bulamadığınız etkinliklerin çözüm yollarını bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. 11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı(Evrensel İletişim Yayınları)  Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 155, 156, 157, 158, 159, 160,161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100 ve diğer Ders kitabı sayfalarına ve diğer birçok kitabın etkinlik çözümlerine sayfamızdan göz atabilirsiniz.

11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı sayfa 132
 Cevabı (Evrensel İletişim Yayınları)

SAYFA 132
8.“Su İçin Birlik” adlı metinden alınan aşağıdaki cümleleri bağlaşıklık ve bağdaşıklık bakı­mından inceleyiniz. Söz konusu cümlelerde bağlaşıklık ve bağdaşıklığın neden sağlanamadığını belirleyiniz. Anlatım bozukluklarını gidererek cümleleri aşağıda verilen alanlara yazınız.
         “İstanbul'un cazibesi var.” dediler ama asıl sebep, artık dünyanın su sorununu cid­diye alması ve acil çözüm aramak gereğini duymasıdır.
         “İstanbul'un cazibesi var.” dediler ama asıl sebep, artık dünyanın su sorununu cid­diye alması ve acil çözüm bulmakgereğini duymasıdır. (“aramak” sözcüğü yerine “bulmak” sözcüğü getirilmeli)

                       Bir BM raporuna göre 2025'te 8.5 milyarı bulacak olan dünya nüfusunun üçte ikisi “su stresi” altına girecek.
         Bir BM raporuna göre 2025'te 8.5 milyarı bulacak olan dünya nüfusunun üçte ikisi “su stresi” yaşayacak.

         Dünyanın hâlen karşılaştığı başka doğal kaynak sıkıntılarına karşılık (petrol gibi) yaratabileceği alternatifler var. (halen sözcüğü yüklemden önce getirilecek. -…halen var.)
9.İki kişilik gruplar oluşturunuz. “Su İçin Birlik” adlı metinden alınan aşağıdaki bölümde kelime grubu, cümle, paragraf içi, paragraflar arası bağlaşıklık ve bağdaşıklığın nasıl sağlandığını inceleyiniz. Yaptığınız çalışmayı sınıfta sununuz.
Paylaşım kriteri
İstanbul'daki Dünya Su Forumu’nun amacı işte bu konuda yeni fikirler, formüller üret­mek. Forum İngilizce olarak “Bridging Divides for Water” sloganını benimsedi. Bu, Türkçeye “Farklılıkların Suda Yaklaşması” şeklinde çevrildi... Cumhurbaşkanının dünkü açılış konuşma­sında belirttiği gibi su insanları ve ülkeleri “ayrıştıran değil, birleştiren” bir iş birliği alanı olmalı... Ama ne yazık ki pratikte durum öyle değil. Su ülkeler, bölgeler, bireyler arasında anlaşmazlık ve kavga konusu. Suyun hangi kriterlere göre paylaşılması gerektiği konusunda bir mutabakat sağ­lanamadıkça da bu sürtüşmeleri önlemek imkânsız.
Hâlen Ortadoğu'dan Latin Amerika'ya, Orta Asya'dan Kara Afrika'ya kadar, dünyanın bir­çok yerinde su, ciddi siyasi uyuşmazlıkların ve bazen çatışmaların esas nedenini oluşturuyor. Bazı analistler, önümüzdeki yıllarda “su savaşları” tehlikesine işaret ediyorlar.
10.         İkişer kişilik gruplar oluşturunuz. Grup arkadaşınızla “Su İçin Birlik” adlı metni yazım ve noktalama kuralları bakımından aşağıda verilen plana göre inceleyiniz. Yaptığınız çalışmayı sınıf arkadaşlarınızla paylaşınız.
         Büyük harflerin kullanıldığı yerler
         Ayrı ve bitişik yazılan birleşik kelimeler
         Nokta, virgül, iki nokta, üç nokta, kesme işareti, tırnak işareti ve düzeltme işaretinin kullanıldığı yerler
         Sayıların yazılışı
11.         “Su İçin Birlik” adlı metni akıcılık bakımından inceleyiniz. Metinde akıcılığı engelleyen unsurlar bulunup bulunmadığını açıklayınız.
12.    Üçer kişilik gruplar oluşturunuz. Yazdığınız metinleri grup arkadaşlarınızla birlikte yazım, noktalama, bağlaşıklık, bağdaşıklık ve akıcılık bakımından inceleyiniz. “Su için Birlik” adlı metinle ilgili yaptığınız çalışmaları da dikkate alarak incelediğiniz metinlerde yazım, nok­talama, akıcılık, bağlaşıklık ve bağdaşıklık hataları bulunup bulunmadığını belirleyiniz. Grup arkadaşınızın yaptığı hataları dikkate alarak onların eksik bulduğunuz yönleriyle ilgili bir rapor hazırlayınız. Yazdığınız köşe yazısını ve metninizle ilgili hazırlanan raporu öğretmeninizin değer­lendirmesi amacıyla öğrenci ürün dosyanızda saklayınız.

A.     Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun sözcükler yazınız.
 Fıkra türü gazete ile birlikte ortaya çıkmış bir türdür.
 Fıkralarda yazar güncel konularla ilgili görüşlerini açıklar.
 Fıkra türü köşe yazısı olarak da adlandırılır.

B.     Aşağıdaki cümlelerde yargı doğru ise yay ayraç içerisine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
 Fıkralar eleştiri veya sohbet şeklinde yazılır.  (D )
 Fıkra yazarı, ileri sürdüğü görüşleri kanıtlamak zorundadır.    ( Y)
 Fıkralarda konular derinlemesine ele alınır.     (Y )
 Fıkralar günübirlik yazılardır.                  (D )
 Fıkra yazarı, konuyu tarafsız bir yaklaşımla ele almalıdır. (Y )
C.     Aşağıdaki çoktan seçmeli sorulan yanıtlayınız.

1.      Fıkra türüyle ilgili aşağıda verilen yargılardan hangisi yanlıştır?
A)    Seçilen konu okuyucuyu ilgilendirmelidir.
B)     Konu açık anlaşılır bir dille yazılmalıdır.
C)    Her gün aynı konu üzerinde durulmamalıdır.
D)    Ele alınan konu bir sonuca bağlanmamalıdır.
E)     Fıkralar yoğun anlatımlı olmalıdır.

CEVAP: E

2.      Zor dostum zor!
Hem her gün yazı yazacaksın,
Bir yandan da hükümet kurmaya çalışacaksın...
Zor dostum zor.
Lâkin erbabı için kolay!
O kadar tecrübe bir işe yaramaz olur mu?
Bunun “dünü varsa bugünü de var, hele yarın’ı...
Ne demişler?
Terazi var, tartı var.
Her bir işin vakti var!
Yukarıdaki metinde köşe yazılarının hangi yönüne değinilmemiştir?
A)    Günübirlik yazılar olduğuna
B)     Kamuoyu oluşturduğuna
C)    Deneyim gerektirdiğine
D)   Tarafsız olunması gerektiğine
E)     Kişisel görüşlerin yansıtıldığına

CEVAP: D

D.  Aşağıdaki sorulan yanıtlayınız.
1.  Gazetelerin toplum hayatındaki önemini açıklayınız.
2.  "Unutma ki ağzında bal olan arının kuyruğunda da iğnesi vardır." özdeyişindeki dü­şünceden de hareketle köşe yazarlarının toplum üzerindeki etkilerini açıklayınız.