dpy burslari ne zaman yatacak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dpy burslari ne zaman yatacak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Devlet parasız yatılı burs parası yatırma zamanı ne zamandır?

Paralarınız aralık-mart-haziran ve eylül ayı sonlarında yatar.




burslar ne zaman verilecek, bursluluk paralari ne zaman yatacak, bursluluk parasi ne kadar, bursluluk parasi ne zaman verilecek, dpy burslari ne zaman yatacak


Eğitim, sağlık, ulaşım , iletişim alanlarında kullanılan teknolojik ürünler nelerdir?

Eğitimde Teknoloji Kullanımının Tarihçesi Eğitimde teknoloji kullanımına bakıldığında ilk karşımıza çıkan teknolojinin üretildiği ülkelerde eğitimde de kullanıldığı gerçeği çıkmaktadır. İlk olarak ABD olmak üzere çeşitli teknoloji üreticileri ülkeler teknolojik gelişmeleri eğitimde kullanmaya başlamışlardır. 

Eğitimde teknoloji kullanımın çeşitli aşamaları şu şekilde belirtilebilir (Özden, 2003):
      • I. ve II. Dünya Savaşlarında askeri amaçlı filmlerle eğitimde görsel malzeme kullanılmıştır.
      • 1950’li yıllarda öğretim amaçlı televizyon kullanılmaya başlamış ve üniversitelerde görsel-işitsel teknoloji bölümleri kurulmaya başlamıştır.
      • 1950-1960 yıları arasında ABD’de Ford Vakfı televizyon aracılığı ile eğitime destek vermiştir.
      • 1967 yılında Amerikan Araştırma Enstitüsü “İhtiyaca Göre Öğrenme” adı verilen bireysel öğretici programlar geliştirmiştir.

Eğitim kurumların özel olarak bilgisayarın kullanımın aşamaları ise şu şekilde sıralanabilir (Özden, 2003):
      • 1950’li yıllarda bilgisayarlar büyük üniversitelerin yönetimsel amaçlı kullanımları ile eğitim kurumlarına girmiştir.
      • 1960’larda bilgisayar temelli öğretim programlarının geliştirilmesi çalışmaları başlatılmıştır. Bu projelerden birisi de PLATO’dur.
      • 1970’li yıllarda daha fazla sayıda okul bilgisayarları idari amaçlı olarak kullanmaya başlamıştır.
      • 1972 yılında TICCIT(Zaman Paylaşımlı ve Etkileşimli Bilgisayar Kontrollü Öğretici Televizyon) sistemi geliştirilmeye başlanmıştır.
      • 1970lerden sonra internetin gelişimi ile kişisel bilgisayardan, ağ sistemlerine ve internete doğru bir yönelim başlamıştır.
      • Türkiye’nin de 1993 yılında dahil olduğu internet omurgası NFSNET ağ omurgasına ülkelerin hızla katılması ve çok hızlı artan ve bir teknoloji yarışının başlaması ile yeni bir döneme girilmiştir.

Türkiye’de ise teknoloji kullanımından 1970lerde 3. Beş Yıllık Kalkınma Planı ile yaygın eğitim için radyo ve televizyon kullanımından bahsedilmiş, ardından 4. Beş Yıllık Kalkınma Planı ile açık yükseköğretim ve yaygın eğitim için ikinci kanal televizyonun açılmasına karar verilmiştir. 1995 yılından sonra ise yeni ileri teknoloji ürünü bilgisayarlar ve internetin kullanımının artması sonucu eğitim sisteminin içerisine de teknoloji hızla girmiştir. 1990’lı yılların sonunda ise MEB’in ortaya koyduğu MLO, ILSIS ve MEBSIS çalışmaları eğitimde teknoloji kullanımında idari süreçlerin yapısını değiştirmeye ve teknolojinin işlerliğinden ziyade sayısına odaklanmaya neden olmuştur (Aksoy, 2003). 

Eğitimde Kullanılan Teknolojik Araçlar 

Eğitimde kullanılan bilgisayar ve ekli araçları şu şekilde sıralanabilir (Aksoy, 2005):
      • Yazı yazma amacıyla yazı tahtası(Karatahta),
      • Yazı yazma ve resim çizme amacıyla kalem, kağıt, boya, daktilo,
      • Ses kaydedici cihaz,
      • Görüntü kaydedici ve üzerinde islem yapılabilen video vb.,
      • Sesli mesaj ve müzik dinlemek için teyp,
      • İnternet aracılığı ile sesli iletişim ve tele-konferans için telefon,
      • Yazılı mesaj olarak e-posta,
      • Yazılı metinleri arşivleme ve kaydetme için kütüphane,
      • İnternet ve medyaya ulaşma işlevi ile gazete ve TV

Eğitimde Teknoloji Kullanımının Varsayımları ve Değerlendirilmesi 

  • Teknoloji kullanımı eğitimi nitelikli hale getirir. Nitelikli eğitim için teknoloji olmazsa olmazdır.
Öncelikle bu varsayımın yanlışlığını ortaya koyan argüman teknoloji karşısında insanın nesneleşmesidir. Sayıca sahipliğin çok önemli görüldüğü teknoloji rekabetinin had safhada yaşandığı günümüzde teknolojiye ulaşan insan sayısı ve kullanım düzey ve amaçları değil, teknolojinin miktarı karşısında insan bir figür olmaktan öte gidemez. Bunun tam tersi olarak insanın teknoloji kullanımının öznesi olma gereksinimi ve kullanımın niteliğinin tartışılması gerekliliği teknolojinin sadece varlığının eğitsel nitelik ölçütü olarak kullanılmasının yetersiz olduğunu kanıtlar. (Aksoy 2003, 2005) 

  • Teknoloji kullanımı eğitimde eşitlik sağlanmasına yardımcı olacaktır. Çünkü aynı içeriğe sahip program her öğrenciye kusursuz bir biçimde aktarılabilecektir.
Ancak bu varsayımda özellikle ülkemizde var olan teknolojik eşitsizlik göz ardı edilmektedir. Teknolojik imkanları yetersiz olan bir okula göre bu imkanlara sahip okulun eğitim olanakları farklı olacaktır. Bu da eşitlik sağlaması bir yana başlı başına eşitsizlik üreten bir konuma denk getirecektir, teknoloji kullanımını. Varlıklı ve yoksul okulların da teknolojiye ulaşma şansları birbirinden farklı olacağına göre bu durum eğitimde bir ikici yapıya neden olacaktır. Bu durum yoksul okuldaki birçok öğrencinin daha temel ihtiyaçları karşılanamamışken, sahip olma hırsıyla teknoloji ile donatılan varlıklı okulda bir kaynak israfına neden olacaktır.(Aksoy, 2005) 

  • Teknoloji kullanımı ile aynı içeriğin zengin bir biçimi, eğitim sistemine aktarılarak, standart ve eşit eğitim sağlanabilecektir.
Bu varsayımla ortaya atılan zenginleşen içerik aslında tam olarak tanımlanamayacak kadar karmaşık bir yapıya sahiptir. Öncelikle bu içeriğin niteliği kuşkuludur. Çünkü özelikle bilgisayar ve internet ile bilgilerin denetim ve takip edilebilme sorunu ortaya çıkmıştır. İnternetin bilgi yoğunluğu yetişkinleri bile saatlerce hiç istemedikleri şekilde oyalayabilirken, eğitim gibi genç kuşakların yetiştirildiği bir sistemde içeriğin bu şekilde başıboş bırakılması düşünülemez. Bu da yoğun anlamda kısıtlama ve denetim gerektiren bir eğitim anlayışını ortaya çıkarır. “Öğrencilerin bilgisayarda kullandıkları içerik tam anlamıyla kısıtlanmalıdır ve istenmeyen hiçbir duruma yer verilmemelidir” katılığında bir anlayışla eğitim sürdürülemez. Burada varsayılan içeriğin ne kadarının eğitimsel değeri olup olmadığı da tartışma konusudur. Çünkü bireyler önlerine gelen içeriğe müdahale edememektedir. Tamamen sanal ve kısıtlayıcı anlamda verilen bu içerik yaşamsal anlamda beklenildiği kadar da öğrencilere zevk vermemektedir.(Aksoy, 2003, 2005) 

  • Teknoloji kullanımı ile eğitimde sınırsız bir kütüphaneye adım atılır ve öğrenmeler bu oranda zenginleşir.
Aslında burada ortaya atılan sınırsızlık düşüncesi mevcut öğretim programı ile karşılaştırıldığında öğrenci ve öğretmenlerde sonsuz bilgi ile karşı karşıya olmak korkusunu da beraberinde getirmektedir. Mevcut program yoğunluğu nedeniyle eleştirilirken bir yandan da bu yoğunluğu daha da anlaşılmaz hale getirecek sonsuzluk duygusu yaratılması eğitimde varsayılan iyileşmeye yardımcı olacak gibi görünmemektedir. Burada internet ile birlikte istenmedik bilgilerin de sürece katılması ve bu bilgilerin kontrolünün neredeyse imkansız olması da birer sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kontrol edilmesi güç içeriğin öğrencileri program dışı kaynaklarla meşgul edecek olması da ayrı bir sıkıntı yaratacaktır.(Aksoy, 2003) 

  • Teknoloji kullanımının artırılması eğitim sisteminin amaçlarını gerçekleştirecek davranışlar üretecektir.
Bu varsayımda belirtilen davranışlardan bir kısmının üretilmesi söz konusu olacaktır. Ancak teknoloji kullanımının artırılması bu davranışlar dışında sonuçlar da üretecektir. Bunlardan ilki zaten yıllardır sıkıntı yaşanan eğitimde tesis ve donanımlar için kaynak arayışında olacaktır. Okullar bu süreçte mecbur kalarak kamu finansmanı dışı yollara(veli, öğrenci, zengin işadamları) başvurup kaynak arayacaktır. Bunlarla beraber eğitimin ticarileşmesi ve gelir farklılıklarının oluşturacağı donanım dengesizliği de karşımıza çıkacaktır.(Aksoy, 2003)
Burada teknolojiye sahip olma yarışı ile yararı kuşkulu olan donanımlara okul kaynaklarının harcanması gerekecektir. Okullara hızla giren teknolojik araçlar bir süre sonra okulları teknoloji çöplüklerine dönüştürecektir. Bunlarla birlikte ticarileşmenin sonuçları olarak, eğitim sisteminin ve kurumlarının komple piyasa saldırısına uğraması söz konusu olacaktır. Çünkü teknolojinin güncellenmesi, yazılım, donanım sağlanması devamlı olarak piyasanın kazanç sağlamak istediği bir alan olacaktır. Bu da eğitimde ticari tekellerin oluşmasına neden olacaktır. 

  • Eğitimde teknoloji kullanımı öğretmen ve öğrencilerin işini çok kolaylaştırmaktadır.
Öncelikle öğretmen boyutundan bakıldığında bu bakış açısı şu soruyu gerektirmektedir: “Öğretmen mi teknolojiyi kullanıyor yoksa teknoloji mi öğretmeni?”. Aslında günümüz eğitim ortamlarında teknolojinin tüm sistemi yönlendirdiği bir gerçektir. Bundan, daha önce böyle bir iletişim türüne alışkın olmayan öğretmen de çok yoğun etkilenmektedir. Bunların sonucunda öğretmen işine yabancılaşmakta, aslında faydalı olması beklenen teknoloji eğitime zarar vermeye başlamaktadır. Öğretmen çok fazla ön plana getirilen teknolojiler karşısında kendini niteliksiz hissetmeye başlamaktadır (Aksoy, 2003). Bunların yanı sıra teknoloji öğretmen ve öğrencilerin arasında yeni bir iletişim türünün oluşmasına neden olmaktadır. Ancak burada özellikle ülkemizde, yeterli teknoloji kültürünün olmaması ve farklı kelimelerin kullanılmasının zararlı etkileri söz konusudur. Bu da eğitimde başlı başına bir iletişim sorununa neden olacaktır(Aksoy, 2005). 
Teknolojinin güncellenmesi sorunu ile birlikte başlayan ticari bağımlılık yeni teknolojilerin içselleştirilmesini de zorlaştıracaktır. Bunun sonucunda özellikle öğretmenler teknoloji kullanımı konusunda daha pasif davranma yoluna gideceklerdir (Aksoy, 2005).
Teknolojinin eğitimde yoğun olarak kullanılması ile her istenenin teknoloji tarafından karşılanabileceği yanılgısının taraftar bulması insanlarda eleştirel düşünme yeteneklerinin tükenmesine neden olabilecektir. Her istenen bilginin bulunabildiği, içerisinde her şeyin var olduğuna dair fikirlerin her geçen gün güçlendiği internet olgusunun bunun gibi sonuçlar üretecek olması pek de şaşırtıcı olmayacaktır(Aksoy, 2005).
Teknoloji kullanımı var olan sorunları çözecek kabulü de gerçekleri yansıtmayan bir anlayıştır. Çünkü teknoloji kullanımı sırasında çözülen sorunlar kadar hatta daha da fazla miktarda sorun çıkmaktadır. Bunların en başında ulanıcıları epeyce kısıtlayan donanımsal sorunlar gelmektedir. Kullanıcıların geneli teknolojik aygıtlara özellikle bilgisayara her an bir şey olacakmış gibi korkarak yaklaşmaktadırlar ve en basit bir donanım sorununda tüm verimliliklerini yitirmektedirler. Bunun yanında özellikle interneti kullanırken bireyleri kendine çeken ve çeldiren ilgiye göre değişen içerik yeterince zaman kaybettirmektedir. Ayrıca özellikle bilgisayar ve internet kullanıcılarını etkileyen bir başka eğitsel sorun da dil gelişim problemleridir. Bireyler internet ortamında bulunan argo, şiddet, müstehcenlik içeren sözcükleri kelime dağarcıklarına kolaylıkla almaktadırlar. Bu da eğitimin bir parçası olan dil gelişimini olumsuz etkilemektedir (Aksoy, 2005). 

Eğitimde Teknoloji Kullanımına İlişkin Öneriler 

  • Eğitimde teknolojinin kullanılıp kullanılmayacağı değil, nasıl kullanılacağı, sağlanacağı, dağıtılacağı sorunu üzerinde durulmalıdır.(Aksoy, 2003)
  • Teknolojinin bireyi değil, bireyin teknolojiyi yönlendirmesi gereği göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle ders içerisinde öğretmenleri çok fazla meşgul eden ve zamanlarını kısıtlayan teknolojik materyallerin kullanılmasında gereken tedbirler alınmalıdır.(Bingöl, 1999)
  • Teknolojinin kontrol edilebilir olması için ulusal uygulamalar(Okulnet vd.) ortaya konmalı ve sistemli bir şekilde uygulamalara düzen getirilmelidir.(Aksoy, 2003)
  • Teknoloji kullanımında eğitim olanaklarından daha az yararlananlara pozitif ayrımcılık yapılacak şekilde politikalar izlenmelidir.(Aksoy, 2003)
  • Eğitimde teknolojiyi kullanırken ortaya çıkan maliyetin kaynak sorunu da düşünülerek önlenebilmesi gerekmektedir. Özellikle dış kaynaklara yönelerek hem zaman hem de emek harcayan okul yönetimlerinin sorunları bu yolla çözümlenmelidir.(Aksoy, 2003)
  • Kullanılan teknolojide yerel toplumsal tercihlere uygun üretim ve pazarlanma sağlanması gerekmektedir. Bu yolla teknoloji kullanılırken eğitim sisteminde öğrenciler ve toplum için de bir anlamlılık söz konusu olabilecektir.(Aksoy, 2005)
  • Sadece teknoloji merkezli düşünerek yatırımlar koşulsuz artmamalı, başka ihtiyaçlara sahip eğitim sistemi daha da sorun yaşayacağı bir yapıya dönüştürülmemelidir.(Aksoy, 2003)


saglik alaninda kullanilan araclar, saglik alaninda teknolojik urunler, saglikla ilgili teknolojik urunler, teknolojinin kullanildigi alanlar, ulasimda kullanilan araclar